Alexander Rybak | Alexander Rybak Türkiye Fan TR
Türkçe;
Forumun İçeriginden Yararlanmak İçin Lütfen Foruma Kayıt olunuz..
English;
Welcome to our page Alexander Rybak Turkey Fan Forum. Please, register to use our forum and to enter site activities.We have an international page for the strangers. We want to see you in there.
Below, there are two buttons.
Meaning of "Giriş yap" is login. Meaning of "Kayıt ol" is register.
_ _ _ _ _ _ _ _
Alexander Rybak Türkiye'ye hoşgeldin. Sitemizdeki etkinliklere katılmak ve sitemizden yararlanmak için lütfen üye olunuz.



 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Lütfen Türkçe'ye Uyunuz

Paylaş | 
 

 Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aysegul~rock
Admin

Admin
avatar

Kişisel İleti : ~maNga~
Mesaj Sayısı : 2410
Nerden : Trabzon=}
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 4165
Rep Puanı : 47
Kayıt tarihi : 12/06/09


MesajKonu: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   C.tesi Şub. 13, 2010 8:20 pm

1. İlk Bakış
Bu günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı.
Lise.
Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu
olsaydı bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı. Can sıkıntısı alışabildiğim bir şey değildi;
her gün inanılmaz şekilde bir öncekinden daha tekdüze geliyordu.
Sanırım benim uyuma biçimim buydu – eğer uyku aktif dönemler arasındaki
hareketsiz durum olarak tanımlanırsa.
Kafeteryanın uzak köşesindeki alçıdan geçen çatlaklara orada olmayan
şekiller hayal ederek baktım. Bu kafamın içinde fışkıran ve bir nehir gibi çağıldayan
sesleri bastırmanın tek yoluydu.
Bu seslerden birkaç yüz tanesini sıkıntı yüzünden duymazdan geliyordum.
Konu insan zihnine gelince hepsini daha önceden duymuştum. Bugün bütün
düşünceler buradaki küçük öğrenci grubuna eklenen yeni kişiyle ilgili gülünç bir
heyecanla doluydu. Hepsinde ilgi uyandırmak çok kısa zaman almıştı. Yeni yüzü her
açıdan düşünce üzerine düşüncede görmüştüm. Sadece sıradan bir insan kızı.
Gelişinden doğan coşku bıktırıcı şekilde tahmin edilebilirdi – bir çocuğa parlak bir
cisim göstermek gibi. Koyuna benzeyen erkeklerin yarısı şimdiden kendilerini ona
aşık olarak hayal ediyorlardı sırf bakılacak yeni bir şey olduğu için. Onları bastırmak
için daha çok uğraştım.
Sadece dört sesi tiksindiğim için değil nezaketten engelliyordum: yanlarında
olduğum zamanlardaki mahremiyet yoksunluğuna alışan ve bununla ilgili artık pek
düşünmeyen ailem iki kız ve iki erkek kardeşim. Onlara verebildiğim kadar gizlilik
veriyordum. Eğer yapabilirsem dinlememeye çalışıyordum.
Denediğim halde yine de… biliyordum.
Rosalie’nin aklında her zamanki gibi kendisi vardı. Birilerinin bardaklarında
profilinin görüntüsünü yakalamıştı ve mükemmelliği üzerine düşünüyordu. Onun
zihni birkaç sürprizi olan sığ bir göletti.
Emmett dün gece Jasper’a karşı kaybettiği güreş maçı yüzünden
köpürüyordu. Rövanş ayarlamak için okulun bitimini getirmek sınırlı olan bütün
sabrını alacaktı. Emmett’in düşüncelerini dinlerken kendimi hiçbir zaman davetsiz
misafir gibi hissetmezdim çünkü asla sesli söylemeyeceği ya da eyleme
geçirmeyeceği bir şey düşünmezdi. Muhtemelen diğerlerinin aklını okumaktan
suçluluk duymamın sebebi orada benim duymamı istemeyecekleri şeyler olduğunu
bilmemdi. Eğer Rosalie’nin zihni sığ bir göletse Emmett’inki de cam berraklığında
karartısız bir göldü.
Ve Jasper… acı çekiyordu. Bir iç çekişi bastırdım.
Edward. Alice kafasının içinde ismimi söyledi ve dikkatimi anında çekti.
Bu adımın sesli söylenmesiyle aynı şeydi. İsmimin modasının son zamanlarda
geçmiş olmasından memnundum – sinir bozucu oluyordu; herhangi bir zaman
herhangi biri herhangi bir Edward’ı düşündüğünde başım istemsizce dönüyordu…
Şimdi başım dönmemişti. Alice ve ben bu gizli konuşmalarda iyiydik. Birileri
bizi çok ender yakalayabiliyordu. Gözlerimi alçının çizgilerinde tuttum.
Nasıl direniyor? diye sordu bana.
Somurttum ağzımın sabit şeklinde sadece ufak bir değişiklik oldu. Diğerlerini
uyaracak hiçbir şey yoktu. Kolaylıkla sıkıntıdan da somurtuyor olabilirdim.
Alice’in iç sesi şimdi panik doluydu zihninde çevresel görüşüyle Jasper’ı
izlediğini gördüm. Bir tehlike var mı? Yakın geleceği taradı surat asmamın altındaki
sebebi bulmak için tekdüze görüntüleri gözden geçirdi.
Başımı sanki duvarın tuğlalarına bakıyormuş gibi yavaşça sola çevirip iç
çektim sonra sağa tavandaki çatlaklara bakmaya geri döndüm. Sadece Alice kafamı
salladığımı biliyordu.
Rahatladı. Eğer kötüye giderse bana haber ver.
Sadece gözlerimi hareket ettirdim önce tavana sonra tekrar aşağıya.
Bunu yaptığın için teşekkürler.
Sesli cevap veremediğim için hoşnuttum. Ne söylerdim ki? ‘Benim için bir
zevk’? Hiç değildi. Jasper’ın mücadelelerini dinlemekten keyif almıyordum. Onu
böyle sınamak gerçekten gerekli miydi? Belki de susuzlukla hiçbir zaman kalanımız
gibi başa çıkamayacağını itiraf etmek sınırları zorlamamak daha güvenli olmaz
mıydı? Niye tehlikeyle flört etmeliydi ki?
Son avlanma seyahatimizin üzerinden iki hafta geçmişti. Bu kalanımız için çok
uzun bir zaman değildi. Bazen biraz rahatsız ediyordu – eğer bir insan çok yakından
yürürse eğer rüzgar yanlış yönden eserse… ama insanlar çok ender yakınımızdan
yürüyorlardı. İçgüdüleri onlara bilinçlerinin asla anlayamayacağı şeyi söylüyordu:
biz tehlikeliydik.
Jasper şu anda çok tehlikeliydi.
O anda küçük bir kız bir arkadaşıyla konuşmak için bizimkine en yakın
masanın sonunda durdu. Sarımsı kızıl kısa saçlarını parmaklarını içinden geçirerek
salladı. Isıtıcı kokusunu bizim yönümüze doğru üfledi. Bu kokunun bana
hissettirdiklerine alışıktım – boğazımda susatıcı bir ağrı midemde boş bir arzu
kaslarımın istemsizce kasılışı ağzımdaki zehrin aşırı akışı…
Bunların hepsi oldukça normaldi genellikle görmezden gelinmesi kolaydı.
Sadece şimdi daha zordu; Jasper’ın tepkisini izlerken hisler daha güçlüydü iki
misliydi. Sadece benimki yerine çifte susuzluk vardı.
Jasper hayal gücünün kendisinden kurtulmasına izin verdi. Kafasında
resmediyordu – kendini Alice’in yanındaki yerinden kalkıp küçük kızın yanına
giderken canlandırıyordu. Kulağına fısıldıyormuş gibi eğilip dudaklarını kızın
boğazına değdirmeyi düşünüyordu. İnce teninin altındaki nabzının sıcak atışının
ağzının altında nasıl hissedeceğini düşlüyordu…
Sandalyesini tekmeledim.
Bir dakikalığına bakışımla buluştu ve sonra aşağı baktı. Kafasının içindeki
utanç ve isyan savaşını duyabiliyordum.
“Özür dilerim.” diye mırıldandı.
Omuzlarımı silktim.
“Hiçbir şey yapmayacaktın.” dedi Alice üzüntüsünü yatıştırmak için. “Bunu
görebiliyordum.”
Yalanını ele vermemek için suratımı ekşitmemeye uğraştım. Birbirimize
destek olmalıydık Alice ve ben. Sesler duymak ya da gelecekten görüntüler görmek
kolay değildi. Zaten ucube olanların arasında ikimiz de ucubeydik. Birbirimizin
sırlarını korurduk.
“Eğer onları insan olarak düşünürsen biraz yardımcı olur.” diye önerdi Alice
yüksek müzikal sesi eğer yeterince yakında olan varsa onların duyabilmesi için çok
hızlıydı. “Adı Whitney. Çok sevdiği bir kız kardeşi var. Annesi Esme’yi o bahçe
partisine davet etmişti hatırladın mı?”
“Onun kim olduğunu biliyorum.” dedi Jasper tersçe. Uzun odanın etrafındaki
saçakların altında yer alan pencerelerin birinden bakmak için döndü.
Bu gece avlanmak zorunda kalacaktı. Böyle riskler alarak gücünü test etmeye
direncini artırmaya çalışmak saçmaydı. Jasper sınırlarını kabul etmeli ve onlara göre
davranmalıydı. Eski alışkanlıklarının seçilmiş yaşam şeklimize faydası olmuyordu;
kendini böyle zorlamamalıydı.
Alice sessizce iç çekti ve yemek tepsisini alıp kalkarak onu yalnız bıraktı.
Jasper’ın ne zaman yeterli desteği aldığını bilirdi. Rosalie ve Emmett ilişkileriyle
daha çok göze batsalar da birbirlerinin ruh hallerini kendilerininki kadar iyi bilenler
Alice ve Jasper’dı. Sanki onlar da akıl okuyabiliyorlarmış gibi – sadece
birbirlerininkini.
Edward Cullen.


En son Ayşegül tarafından Çarş. Şub. 24, 2010 8:38 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
aysegul~rock
Admin

Admin
avatar

Kişisel İleti : ~maNga~
Mesaj Sayısı : 2410
Nerden : Trabzon=}
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 4165
Rep Puanı : 47
Kayıt tarihi : 12/06/09


MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   C.tesi Şub. 13, 2010 8:22 pm

Doğru olup olmaması ile ilgili kesin bir bilgim yok
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ezqi
Admin

Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7179
Yaş : 21
Nerden : Trabzon
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 9265
Rep Puanı : 134
Kayıt tarihi : 29/06/09


MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   C.tesi Şub. 13, 2010 10:35 pm

Bu bana göre doğru değil.Bunlar alacakaranlıkta vardı.En sevdiği rengi soruyor.Ayrıca Bella Şafak Vaktinde vampir olmuyor muydu? :twisted:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
aysegul~rock
Admin

Admin
avatar

Kişisel İleti : ~maNga~
Mesaj Sayısı : 2410
Nerden : Trabzon=}
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 4165
Rep Puanı : 47
Kayıt tarihi : 12/06/09


MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   Paz Şub. 14, 2010 2:14 pm

Benim bulduğum böyle
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ezqi
Admin

Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7179
Yaş : 21
Nerden : Trabzon
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 9265
Rep Puanı : 134
Kayıt tarihi : 29/06/09


MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   Paz Şub. 14, 2010 3:56 pm

<img src=" longdesc="1" /> <img src=" longdesc="1" /> OlSUn çıkınca anlaşılır.Teşekkürler paylaşım için
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
aysegul~rock
Admin

Admin
avatar

Kişisel İleti : ~maNga~
Mesaj Sayısı : 2410
Nerden : Trabzon=}
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 4165
Rep Puanı : 47
Kayıt tarihi : 12/06/09


MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   Paz Şub. 14, 2010 3:58 pm

Bişey değil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ayşe Tuğçe
Mod

Mod
avatar

Mesaj Sayısı : 859
Yaş : 22
Nerden : Ankara
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 843
Rep Puanı : 2
Kayıt tarihi : 19/12/09


MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   Perş. Şub. 18, 2010 6:18 pm

Evet kitap daha değişik Ezgi'ye katılıyorum. Şafak vaktini duydum ama bu da mı çekilecek???
Paylaşım için sağol...

_________________
Bir gelecek var hayallerimde senin için,
En yakınımda sadece fotoğrafların olsa da...
I love you, Alex
Jeg elsker deg, Alex
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
aysegul~rock
Admin

Admin
avatar

Kişisel İleti : ~maNga~
Mesaj Sayısı : 2410
Nerden : Trabzon=}
Ruh Halim :
Yorum Puanı : 4165
Rep Puanı : 47
Kayıt tarihi : 12/06/09


MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   Perş. Şub. 18, 2010 8:34 pm

Evet öyle düşünülüyor ama daha belli değil
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Midnight Sun (Gece yarısı güneşi)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bergüzar Korel(binbir gece)
» Gece Gündüz Dizisi Alev(İpek Özkök) Hakkında
» Kutu Yarışması
» Gece İbadet (Vel-Leyl !)
» notalara devam

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Alexander Rybak | Alexander Rybak Türkiye Fan TR :: Genel :: Sinema-
Buraya geçin: